بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Zikrullah Makâmı
Burası Bilal Baba Hazretlerinin Zikrullah Yaptığı Makâmıdır
Bu Mağarada Zikrullah Yapılmasının Sebebi
Bilal Baba Hazretlerinin bu mağarada zikrullahı yapmasının sebebi ise şöyle olmuştur: Cenâb-ı Hakk Teâlâ Bilal Baba Hazretlerini imtihan için onun akrabaları ile köydeki bâzı kimseler arasında bir husumet meydana getirir. Husumeti bulunan köylüler de Bilal Baba’yı sık sık şikâyet ederler. O devirde şeyhlik, tarikat, Kur’ân-ı Kerîm okumak ve okutmak yasak olduğundan dolayı jandarma gelir, bunların toplantılarını dağıtır. Evinde sürekli şikâyete maruz kalınca, o zamanda köyün dışında bulunan bu mağaraya giderler ve orada Cuma gecesi sabah namazına kadar zikrullah yaparlar. Böylece uzun bir müddet bu mağarada zikrullahı yapmışlardır. Köylüler orayı da şikâyet edince, bu defa ormanın içine giderek orada zikrullah yapıyorlar. Bilal Baba Hazretleri: ″Kışın dağda karı kürür, ateş yakar, zemini kurutur, üzerine de kilim serer, orada sabaha kadar zikrullah ederdik. Sabah olunca da herkes evine giderdi″ diye anlatmıştır.
“Kışın dağda karı kürür, ateş yakar, zemini kurutur, üzerine de kilim serer, orada sabaha kadar zikrullah ederdik. Sabah olunca da herkes evine giderdi”
— Hacı Muhammed Bilal Nâdir (Bilal Baba) Hazretleri
Ashâbın Örnekliği
Ashab da Resûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem’in ibâdet ettiği yerlerde ibâdet etmeyi efdal görürlerdi. Bu hususta nakledilen Hadis-i Şeriflerden bâzıları şöyledir:
Resûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem’in sahâbîlerinden ve Bedir’e katılan Ensâr’dan Itbân İbn-i Mâlik Radiyallâhu anhu, Resûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem’e gelip; ″Yâ Resûlallah! Gözlerim çok zayıflamıştır. Halbuki ben, kavmime namaz kıldıran biriyim. Yağmur yağdığı zaman onlarla benim aramızda dere akar da mescitlerine gidip onlara namaz kıldıramaz oluyorum. Yâ Resûlallah! Gönlüm arzu etti ki, bana gelip evimde namaz kılsanız da senin namaz kıldığın yeri namazgah edineyim″ dedi. Resûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem ona: ″İnşâallah bunu yapacağım″ dedi. İtbân Radiyallâhu anhu der ki: Ertesi sabah Resûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem ile Hz. Ebû Bekir, gün yükseldiği vakit bana geldiler. Resûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem içeri girmek için izin istedi. Ben de izin verdim. Eve girdiğinde oturmadı. Sonra: ″Evinin neresinde namaz kılmamı istersin?″ dedi. İtbân Radiyallâhu anhu der ki: ″Ben evin bir tarafını ona işâret ettim. Resûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem namaza durup tekbir aldı. Biz de (Hz. Ebû Bekir ile ben) arkasında durup saf olduk. İki rek’at kıldırdıktan sonra selâm verdi… (Sahih-i Buhârî, Salât 46)
″İbn-i Ömer Radiyallâhu anhumâ, Mekke ile Medîne arasında bulunan bir ağacın yanına gelerek altında dinlenir ve Peygamberimiz Sallallâhu aleyhi ve sellem’in de böyle yaptığını söylerdi.″ (Taberânî, Mu’cem’ul-Kebir, Hadis No: 489)
Yine hacıların Hira ve Sevr dağına çıkarak orada ibadet ve dua etmeleri de bu sebeptendir.